AVRUPACA HAWAII: BUDVA

AVRUPACA HAWAII: BUDVA

Montenegro ya da bizim bildiğimiz adıyla Karadağ ülkesinin yaz sezonları Avrupa’nın her yanından misafir ağırlayan şehri Budva, balkan şehirlerinin en hareketlisi, en şirinidir. Diğer adıyla Avrupa’nın Hawaai’si. Bu şehir gerçekten tarihi ile doğal güzellikleri ile bitmek bilmeyen birbirinden güzel tarifsiz plajları ile Adriyatik denizinin berraklığını yaşayabileceğiniz en güzel yazlık şehirdir. Öyle ki Alman, Hollandalı, İngiliz ve tüm Avrupalıların yanı sıra artık son yıllarda Türkler de tatil için Budva’yı seçiyor.

Budva’ya ulaşabilmek için Karadağ’ın başkenti Podgorica’ya uçak ile gidip daha sonra 10 km uzaklıktaki terminalden otobüsle ya da 50Euro ödeyerek taksi ile ulaşabilirsiniz. Podgorica Havaalanı önünde mutlaka Dudva’ya gidecek birileri oluyor. Oradan 4 kişi bu parayı bölüşüp gitmenizi tavsiye ederim. Budva yolu müthiş manzarası ile sağınızda tren yolu, sıra dağlar, yemyeşil köy ve yol ilerledikçe solunuzda pırıl pırıl deniz manzarası ile unutulmayacak bir yolculuk olacaktır.

Budva’da kalacağınız yer çok önemli. Dağ sırtlarındaki otelleri tercih ederseniz her an müthiş bir deniz ve şehir manzarası seyredersiniz. Villa Karina da 3 gece 4 gün kalmak 730TL ye mâl oldu. Dağ sırtındaki otellerde kalmak isteyenler için önerim iyi bir yürüyücü olmanız gerekiyor. Çok sık araç bulamazsınız ve Budva turistik bir şehir olduğu için en kısa mesafe bile 10 Euro’dan açılıyor. Bu şehir deniz, kum, eğlence, lezzetli yemekler demektir. Sadece yazları tutulan 20bin nüfuslu bir şehir olduğu için de turistik olarak gitgide daha pahalı bir yer haline gelmekte. Küçük, sırtı dağlarda, kıyıları Adriyatik’te olan bu şehirde asla sıkılmayacaksınız.

Stari Grad yani ortaçağa ait yaklaşık üç bin yıllık eski yerleşim bölgesi olan, Cenevizliler zamanını yansıtan, kale duvarları içerisinde kalmış, labirent gibi dar uzun birbirini kesen sokaklar boyunca hostel, restaurant, pizzacılar ve hediyelik eşya dükkânlarını göreceksiniz. Bu dükkân ve işletmelerde atıştırmalık balkan döneri, Montenegro Burgeri, pizza, deniz mahsulleri gibi yiyecekleri mutlaka denemelisiniz.

Kale içerisinde görebileceğiniz diğer bir yer ise Yunan, Roma ve Helenistik döneme ait eserler görebileceğiniz Etnoğrafya Müzesidir.  Hemen yakınlarında ise Budva’nın en iyi sanat galerilerinden olan her mevsim uluslararası sanatçıların da sergiler açtığı Open Art Studio da etkinlik ve sergilere de katılabilirsiniz. Church of St John Baptist kilisesi de yine bu kale içerisinde yer almaktadır. Ön cephesindeki üçlü çan kulesi, arkada bulunan psikoposun kaldığı taş binayı görebilirsiniz. Kilisenin yanında ise The Citadel yani kale bulunmaktadır. Ören yeri kazıları hâlâ devam etmekte olan kalenin ince dar merdivenlerinden burçların en üst noktasına çıkıp Budva’yı tepeden bütün güzelliğiyle görebilirsiniz. Kaleye giriş bileti alana bir içecek ve kartpostal hediye. Giriş 3euro. Alt katındaki restoranda bir şeyler yiyip içebilirsiniz.

İtalya ve İspanya’yı anımsatan bu kalenin denize olan kapısı direk kumsala açıldığı için doğrudan masmavi denize atacaksınız kendinizi. 20 km lik 20 ye yakın plajı bulunan şehrin en yoğun en popüler plajları da buradadır. Mogren plajının başlangıcıdır.  Mogren plajını takip ederseniz sarp kayalıkların altından dar bir yoldan ilerleyip Dans Eden Kız Heykelini göreceksiniz. Bu heykel Budva’nın en meşhur simgelerindendir. Onun figürüyle birlikte dans ediyormuş gibi fotoğraf çekinmek isteyenler bu kayalıkların üzerinde bazen kuyruklar oluşturuyor. Heykelin olduğu bu yoldan devam ettikçe ilginç geçişler, mağara oyuklarının arasından yine Mogren kumsalının farklı bölgelerine geliyorsunuz. Becici Plajı ile Yas Plajı da diğer rağbet gören plajlardandır. Ayrıca plajların ücretsiz olması her saat başı bir plaja gidip farklı yerden 25 derece ısıda olan Adriyatik’e girmeniz için bir sebep. Şezlong ve şemsiye kirası ise gün boyu 20 euro.

Pljların çoğundan farklı ada ve adalardaki plajlara kalkan tur botları da mevcut. Bu botlar ile 3Eorya adı Sveti Nikola olan fakat tüm Avrupa’nın Hawaii adası diye bildiği bu adaya geçebilir, oradaki kumsalda da Budva’nın dağ manzarasına doğru denize girebilirsiniz. Hawaii adasının tam sırt bölgesinde bulunan, tur botlarının önünde yarım saat denize bottan atlama ve yüzme molası verdiği, bir su altı mağarasına bu motorlar ile gidip mağara içerisine kadar yüzebilirsiniz.

La Bocca cafenin yanından deniz bisikleti kiralayıp saati 5 Eurodan 2 kişi kıyı şeridinde tur atabilirsiniz. Ya da bizim gibi bir çılgınlık yapıp Hawaii adasına kadar pedallayıp adaya gidip gelebilirsiniz. Denizin en güzel, en pırıl pırıl dip manzarasını görebilmek ve Budva şehrini denizden tüm kıyı boyları ile panaromik izleyebilmek için mutlaka yapılması gerektiğine inanıyorum. Deniz biskleti ile açılmanın tek sorunu, jet ski ve diğer deniz araçlarının yanınızdan geçtiğinde dengenizi sağlamak zor olduğu için çok dikkat etmenizi tavsiye ederim.

Tur botlarının son durağı ise gözlerden biraz daha uzakta olan Ploce eğlence yarımadasıdır. Burası Bodrumu andıran yataklı, cibinlikli kiralık büklerin olduğu, köpüklü dans eğlenceleri ile bilinen gençlerin tüm nüfusunun burada görüldüğü gerçek hayattan kopmuş bir bölgedir.

Başka bir tur botu ise kişi başı 5Euro dan Sveti Stefan adasına gider. Sveti Stefan Adası Montenegro’nun tüm reklam broşürlerinde yer alan, karadan dar bir yolla geçilen devasa surların üzerinde duran, yüzyıllar öncesinden kalma şatoyu anımsatan bir adacık. Adanın ünü taksicinin söylediğine göre David Beckham emekli olduktan sonra bu adadan yazlık almasından geliyor. Burada yazlığı olan diğer ünlüler ise Sofia Loren, Marliyn Monroe, Liz Taylor. Aslında adada Yugoslavya zamanında, aristokrat kesimin burada yaşıyor olması ve seçilmiş bir yer olduğunu gösteriyor.

Budva şehrinde gezecek vakit geçirecek çok yer var aslında ama yine de yakın şehirler Kotor, Tivat, Bar da görülmeye değer. Deniz ve kara yolu turları ile ve ya otobüs terminalinden kendi şartlarınız ile kişi başı 30 eoroluk bir fiyata günübirlik gezip geri dönebilirsiniz.

Tabi ki yaz sezonu bu kadar yoğun geçen bir yerin gece hayatı da yoğun oluyor. Akşam olduğu zaman güzel, özel kıyafetler giyiniliyor, sokaklar da sanki yaz salaşlığı gidiyor İtalyan moda kıyafetlerin hâkim olduğu, bir davete geçen insanlar çıkıyor karşınıza. Farklı mekânlardan birinde vakit geçirmek istersniz Yunan şarkıların, ünlü DJ lerin disko müzikleri, Afrika müzikleri, rock bar ve her türden müziğin birbirine karıştığı sokaklarda deniz kıyısı boyunca yürürken seçim yapabilirsiniz. En güzel mekânlardan biri, akşam saatinde kumsalın üzerinde kurulmuş, mum ışıklı masalarında balık veya pizza keyfi tadabileceğiniz Azzura Beach restorandır. Diğer hatırı sayılan, gün batımı manzaralı akşam yemekleri için dolup taşan mekanlar ise canlı müzikli Nacional Restaurat, Paris cafe, Obala restaurant, Tropico Cafe, Afrikalı grupların müziğini dinleyebileceğiniz Vila Manovlovic , Yunan gecesi için deniz manzaralı pahalı bir restoran Greco Beach, müthiş köfte yiyebileceğiniz Grill Basta ya da köftesi ekmeğine sığmayan hamburger ya da börek, makarna yiyebileceğiniz La Bocca Restaurant.

Son zamanlarda Türk ünlülerin ev aldığı, AB üyeliğine çok az zaman kalmış Budva, ayrılırken tatilin bittiğini kabul edemeyeceğiniz ve daha uzun bir konaklama ile tekrar gelme planları yapacağınız bir şehirdir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Reklamlar