LÂLE DEVRİ

LÂLE DEVRİ -Abdullah Agâh ÖNCÜL

Osmanlı Devleti padişahı III. Ahmet ve sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın döneminde 1718 yılında Avusturya ile imzalanan Pasarofça Antlaşması ile başlayıp, 1730 yılı Patrona Halil İsyanı ile sona eren dönemdir. Nam-ı diğer “Zevk ve sefâ” devridir. Adınıda o dönemde İstanbul’da yetiştirilen ve zamanla ünü dünyaya yayılan lale çiçeklerinden alır. Bu dönem Osmanlı’nın gerileme döneminin hızlandırıcısı olarak da kabul edilir.

Ayrıca Lâle Devri’nde sanata ve toplumsal hayata özgün bir anlayış getirilmiş, Sultan III. Ahmet tarafında, Topkapı Sarayı ile Yeni Câmii’de birer kütüphane, Ayasofya’da Bâb-ı Humâyun’un karşısında Türk sanat şaheserlerinden sayılan Sultan Üçüncü Ahmet Çeşmesi ve İstanbul’un su ihtiyacını karşılamak amacıyla da “Deryayi Sim” adlı bir su bendi gibi yeni ve estetik yapılar inşa ettirmiştir. Günümüze kadar ünü gelebilmiş ve belki de en dönemin gözde eseri olan Sâdâbâd, maalesef günümüze kadar gelememiş, yıkıntıdan fazla bir şey gösterişi de kalmamıştır.

Dönemin Yenilikleri (Islahatlar)

Bugünkü AB uyum süreci denilebilecek bir amaçla Paris,Londra ve Viyana gibi Avrupa başkentlerine geçici elçilik heyetleri yollanmış,böylelikle Avrupayı daha yakından tanıma imkânı sağlanmıştır. Ve bu Avrupa gözlemleri aracılığıyla; Sayid Efendi ve İbrahim Müteferrika Avrupa’dan matbaayı getirmişlerdir. Kağıt fabrikası açılmıştır. İlk kez çiçek hastalığına karşı aşı uygulanmıştır. İstanbul’daki yangınları önlemek için yeniçerilerden Tulumbacılar adı verilen bir itfaiye ocağı kurulmuştur. Çini atölyeleri açılmıştır.

Dönemin sonu

Halkın büyük bir kısmı zor durumdayken İstanbul’da bazı devlet büyüklerinin rahat bir yaşam sürdürmeleri, eğlenceye düşkünlükleri huzursuzluklara sebep oluyordu. İran savaşı sırasında Sultân’ın, fethedilmiş kaleleri para karşılığı sattığı söylentisi üzerine, halktan Sultân’ın sefere çıkması isteği gelmişti. III. Ahmet, göstermelik bir sefer alayı düzenledi. Akşam olunca kayıklarla saraya geri döndü. Bu durumun anlaşılması bardağı taşıran son damla oldu Patrona Halil isimli bir yeniçeri; bu durumdan memnun olmayan halkı da yanına katarak isyan gösterdiği gayretleri hamamda da sürdürdüğü için -yanlışlıkla- tellâk olduğu kanısı yaygınlaştı. İsyan sonucu Nevşehirli Damat İbrahim Paşa, idam edildi ve yakınları öldürüldü. Padişah III. Ahmet, tahttan indirildi ve yerine I. Mahmut getirildi. Devir teslim sırasında III. Ahmet; yeğeni I. Mahmud’a o ünlü sözünü söyledi:

‘Devleti ehliyetsiz sadrazamlara teslim etme’

Döneme yansıyan ünlü mısralar:

Nedim, Lâle Devri’nin günlük hayatını ve İstanbul’un tasvirini aşağıdaki unutulmaz mısralarla yapmıştır:

 ‘Bu şehri İstanbul kî bî misl ü behâdir;

Bir sengine yekpare Acem mülki fedadir.

Bazari hüner madeni ilm-ü ulemadir.’

Padişah III. Ahmet’in kendisi de şair idi. Hem de iyi bir şair sayılır. Şu ünlü beyit onundur.

Külahın sat da dünyada yokuncul olma bir ferde
Cihanda kelle sağ olsun, külah eksik değil serde

Kaynakça

^ Altınay, Ahmet Refik (Hrz. Haydar Ali Dirioz), (1973) Lale Devri, Ankara: Başbakanlık Kültür Müsteşarlığı Kültür Yayınları.

LÂLE DEVRİ -Abdullah Agâh ÖNCÜL

 

LÂLE DEVRİ -Abdullah Agâh ÖNCÜL (2)

LÂLE DEVRİ -Abdullah Agâh ÖNCÜL (3)

LÂLE DEVRİ -Abdullah Agâh ÖNCÜL (4)

LÂLE DEVRİ -Abdullah Agâh ÖNCÜL (5)

LÂLE DEVRİ -Abdullah Agâh ÖNCÜL (6)

LÂLE DEVRİ -Abdullah Agâh ÖNCÜL (7)

LÂLE DEVRİ -Abdullah Agâh ÖNCÜL (8)

LÂLE DEVRİ -Abdullah Agâh ÖNCÜL (9)

LÂLE DEVRİ -Abdullah Agâh ÖNCÜL (10)

LÂLE DEVRİ -Abdullah Agâh ÖNCÜL (11)

LÂLE DEVRİ -Abdullah Agâh ÖNCÜL (12)

LÂLE DEVRİ -Abdullah Agâh ÖNCÜL (13)

LÂLE DEVRİ -Abdullah Agâh ÖNCÜL (14)

LÂLE DEVRİ -Abdullah Agâh ÖNCÜL (15)

LÂLE DEVRİ -Abdullah Agâh ÖNCÜL (16)

LÂLE DEVRİ -Abdullah Agâh ÖNCÜL (17)

LÂLE DEVRİ -Abdullah Agâh ÖNCÜL (19)

LÂLE DEVRİ -Abdullah Agâh ÖNCÜL (20)

LÂLE DEVRİ -Abdullah Agâh ÖNCÜL (21)

LÂLE DEVRİ -Abdullah Agâh ÖNCÜL (22)

LÂLE DEVRİ -Abdullah Agâh ÖNCÜL (23)

LÂLE DEVRİ -Abdullah Agâh ÖNCÜL (24)

LÂLE DEVRİ -Abdullah Agâh ÖNCÜL (25)

LÂLE DEVRİ -Abdullah Agâh ÖNCÜL (26)

LÂLE DEVRİ -Abdullah Agâh ÖNCÜL (27)