PORTO

PORTO

 Portekiz’in en bilinen iki büyük şehri vardır. Birincisi Lizbon, ikincisi ise Lizbon’un kuzeyinde yaklaşık 3 saat tren yolculuğu ile ulaşılan Porto. Bu şehir Lizbon’a nazaran daha kolay bir şehirdir. Önemli yerlerini kapsayan bir gezinti için aslında bir gün yeterli olacaktır ama detaylı bir gezi içinde iki günden fazla vakit almaz. Ulaşımı rahat bir turistik rotadır.

Tarihi yerlerin çokluğu, doğal güzellikler ile şehrin bir arada olması diğer Avrupa şehirlerinden çok farklı bir yapılaşması sonucu oluşmuştur. Unesco tarafından dünya mirası listesine alınan 2 tarihi bölgesi bulunmaktadır.

Ayrıca Atlas Okyanusu kıyılarında bulunması şehre çok daha büyük bir ün kazandırmıştır. Bu şehri gezmeye sabahın erken saatlerinde okyanus kıyısı boyunca uzun kumsallarda yürüyerek başlayabilirisiniz. Kumsal boyunca zengin kesimin lüks evlerini ve kumsalla birlikte uzanan Birezilya Caddesi boyunca birçok yiyecek, içecek, giyim ve hediyelik eşya dükkânları görebilirsiniz. Yolun sonunda ise Fish Net (Balık Ağı) heykeli ve Sao Francisco Xavier ile Joao Baotsita Da Foz kaleleri sizi karşılayacak.

Şehir merkezine gittiğinizde eski birçok evlerin arasından, bol yokuşlu dar sokaklarda saatlerce gezebilirsiniz. Şehir eski şehir Porto ve yeni bölge Gaia olarak iki bölgeye ayrılıyor. İki yakanın arasından ise Rio Douro nehri geçiyor. İki yakayı ise birbirine muazzam görünüşüyle 385 metre uzunluğunda ve 44 metre yüksekliğindeki Ponte Luis I köprüsü bağlıyor. Paris Eiffel Kulesini yapan mimarlar tarafından 1886 yılında aynı çelik yapı maddesi kullanılarak yapılmış olduğunu öğreniyoruz. Köprünün üst katı tramvay, alt katı ise araç geçişi için yapılmış. İki kattan da yayaların geçişine izin var. Ayrıca köprünün ikinci katından hareket eden teleferik ile Gaia bölgesini kıyı boyunca havadan da görebilirisiniz. Bu köprüde gezginler şehrin üst üste çıkmış eski evlerin olduğu Ribiera’nın rengârenk evlerini ve Rabelo adı verilen kayıkların yüzdüğü nehir manzarasını izlerken, âşıklar da demirlere kilit bağlayıp anahtarını nehre atıyorlar.

Köprüyü de aşağıdan gören nehrin iki kıyısı balık restoranları, kafeler ve şarap evleri ile dolu. Kıyı boyu yürüyüş yaparken canlı müzik yapan yerler ve sokak sanatçıları göreceksiniz.

Duoro bölgesinde yetişen üzüm bağları dünyaca bilinir. Portekiz’in en ünlü şarap evi ve mahzeni de yine Porto şehrinde bu nehrin Gaia kıyısında bulunmaktadır. 1790 yılından beri faal üretim yapan Sandeman ve oğullarının bu gizemli mahzenini rehber ile birlikte gezebilirsiniz.

Restoranlarda ise Portekiz’in milli yiyeceği Bachalau adı verilen Morina balığının tadına bakabilirsiniz. Zekâ geliştiren ve omega 3 olarak bilinen haplarının kaynağı bu balığın yağıdır. Portekizliler için her an her yerde fırınlanmış, salamura, yağda pişmiş ya da kurutulmuş olarak yenen, en çok tercih edilen öğün yemeğidir. Diğer bir Portekiz lezzeti ise Francesinha’dır. Fransezzinya diye telafuz edilen bu yemek iki büyük tost ekmeğinin içerisine tercihe göre döner gibi kesilmiş sığır veya domuz eti veya salam türleri koyularak ekmeğin üzerine yumurta kırılır ve salça gibi özel bir sos gezdirildikten sonra aynı tabağın kenarlarına patates kızartması konularak servis edilmektedir. 10 euroya yenebilecek biraz ağır bir yemektir.

Şehir merkezinde bulunan diğer gezilebilecek önemli yerler ise Porto Katedrali, Porta da Olival çeşmesi, Dünyanın en iyi üçüncü kitapçısı ve 1906 yılından beri açık, dünyanın en eski kitapçıları arasında yer alan, tamamen ahşap fantastik bir iç dizaynı ile Harry Potter serisine ilham olmuş Livraria Lello kitapçısı da gezi listesine eklenmelidir.

 

 

 

 

 

 

Reklamlar